Reklam Alanı
ödev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ödev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2016 Cumartesi

1699 - 1909 TARİH OLAYLARI

1699-1914 arası
 Karlofça Antlaşmasının imzalanması

1700
 Ruslar'la İstanbul Antlaşması'nın imzalanması

1702
 İskender Çelebi Bahçesi'ndeki (bugünkü Ataköy) yeni baruthanenin faaliyete geçmesi

1702
 Müneccimbaşı Ahmed Dede b. Lütfullah'ın ölümü

1702
 İstanbul çuka imalathanesinin faaliyetinin durdurulması

1703
 Edirne Vak'ası

1703
 III. Ahmed'in tahta çıkışı

1703
 "Tuğralı" altın paranın piyasaya çıkarılması

1708
 İstanbul'da Selanikli ustaların çalıştığı çuka imalathanesinin kurulması

1709
 Tersane içinde bir "lengerhane" yapımı

1711
 Prut Zaferi ve Barışı

1711
 Rıdvan b. Abdullah el-Razzaz el-Feleke'nin ölümü

1713
 "Zincir" altının çıkarılması

1715
 Venedik'e savaş açılması ve Mora Seferi

1716
 Osmanlı-Avusturya Savaşı, Varadin bozgunu, Temaşvar'ın elden çıkışı

1716
 "Fındık" altınının piyasaya çıkarılması

1718
 Pasarofça Antlaşması

1718
 Valilerin sefer masraflarını karşılamak üzere "imdadiyye-i seferiyye" toplamalarının kabulü

1718-1730
 İlk bestekarlar antolojisi (Şeyhülislam Es'ad Efendi'nin Nevşehirli İbrahim Paşa'ya sunduğu Atrabu'l Asar'ı)

1720
 İstanbul'da devlet tarafından bir ipekli imalathanesinin kurulması

1720
 Batıya hediye gönderilen ilk mehter takımı (III. Ahmed tarafından Lehistan'a)

1720
 III. Ahmed için tasvirleri Levni tarafından yapılan Surname-i Vehbi

1721
 Çelebi Mehmed Efendi'nin sefaret vazifesiyle Fransa'ya gidişi

1723
 İran seferinin üç cepheli olarak açılışı

1724-1725
 Azerbaycan harekatı, Tebriz ve Cence'nin alınışı

1726
 İbrahim Müteferikka tarafından ilk Türk matbaasının kuruluşu

1727-1839
 Türk matbaasının kuruluşu ve yeni unsurlar devresi

1729
 "Zer-i mahbub" adıyla yeni bir altının piyasaya sürülmesi

1729
 Cevheri'nin Lügat-ı Sıhah'ının Vankulu tarafından yapılan tercümesinin matbaada basılan ilk kitap olması

1730
 Yanyalı Mehmed Esad b. Ali b. Osman'ın ölümü

1730
 Patrona Halil isyanı, III. Ahmed'in hal'i, I. Mahmud'un cülusu

1732
 Osmanlı-İran barışı

1733
 İran Savaşı'nın hızlanması, Nadir Şah'ın başarıları

1733
 Kefe Mukataası'nın İstanbul Mukataası Kalemi ile birleştirilmesi

1735
 Bonneval Ahmed Paşa (Comte de Bonneval) nezaretinde Humbaracı Ocağı'nın kurulması

1736
 Osmanlı-Avusturya-Rus Savaşları

1736
 Abdullah b. Ebi Bekr b. Süleyman el-Maraşi'nin ölümü

1739
 Belgrad Antlaşması

1739
 Rus tüccarlarına Karadeniz hariç olmak üzere, Osmanlı suları ve topraklarında ticaret hakkı tanınması

1742
 Ömer Şifai'nin ölümü

1743
 Osmanlı-İran Savaşı'nın yeniden hızlanması

1745
 Matbaanın kurucusu İbrahim Müteferrika'nın ölümü

1746
 Osmanlı-İran barışı

1747
 Humbaracıbaşı Bonneval Ahmed Paşa'nın ölümü

1748
 Avlonya ve Eğriboz mukataalarının Bursa Mukataası Kalemi'ne katılması

1748-1755
 İstanbul'da I. Mahmud ve III. Osman tarafından Nuruosmaniye Camii'nin inşa ettirilmesi

1751
 Osmanlı musikisi üzerine Batıda yazılan ilk eser (Charles Fonton'un Essai…'si)

1754
 I. Mahmud'un ölümü, III. Osman'ın cülusu

1757
 III. Osman'ın ölümü, III. Mustafa'nın cülusu

1757-1758
 Haremeyn mukataalarının satış ve iltizam işlerinin defterdar tarafından yürütülmeye başlanması

1758
 Mustafa Rakım'ın Ünye'de doğuşu

1760 (1173)
 Abbas Vesim Efendi b. Abdurrahman b. Abdullah'ın ölümü

1766
 Haremeyn mukataalarının darphanece idare olunmaya başlanması

1768
 Osmanlı-Rus Savaşı'nın başlaması

1770
 Rus filosunun İngilizler'in yardımıyla Akdeniz'e girmesi

1770-1776
 Fransız Subayı Baron de Tatt'un İstanbul'da bulunması

1771
 Kırım'ın işgali

1772
 Tersane yakınlarında Topçu Mektebi'nin kurulması

1773
 Mühendishane-i Bahri-i Hümayun'un kuruluşu

1773-1774
 Darphanenin Hazine-i Amire'nin yedeği vazifesini görmeye başlaması

1774
 Avrupa tarzında teşkil edilmiş olan Sürat Topçuları Ocağı'nın kurulması; Bedreddin Hasan b. Burhaneddin İbrahim el-Ceberti'nin ölümü

1774
 Sür'at Topçuları Ocağı'nın kurulması

21 Temmuz 1774
 Küçük Kaynarca Antlaşması ve Ruslar'a Karadeniz'de seyrüsefer hakkı tanınması

29 Nisan 1775
 Tersane ambarlarında bir odada "Hendese Odası" nın kurulması

1776
 Mühendishane-i Bahri-i Hümayun'un açılışı; Boğdan Prensi Alexandır İspilanti Bey'in Bükreş ve Yaş'ta Rum Ortodoks cemaatinde yeni tarz eğitimin ilk adımları atması; Hendese odasına nizam verilmesi

10 Mart 1779
 Aynalıkavak Tenkihnamesi

1780
 Mehmed Esad Yesari'nin ta'lik hattında Osmanlı üslubunu buluşu

1781
 Hendese odasının Mühandishane olarak isimlendirilmesi

1783
 Rusya'nın Kırım'ı ilhakı

1784
 Avusturyalılar'a Karadeniz'de seyrüsefer hakkı verilmesi

1784
 Fransız Lafitte-Clave ve Monnier'in Tersane'deki mühendishanede istihkam dersleri vermeleri

8 Ocak 1784
 Osmanlı Devleti'nin Rusya'nın Kırım'ı ilhakını bir "sened" ile resmen tanıması

1787-1788
 İstanbul'da bulunan Fransız uzmanların ve subayların tamamen ülkelerine dönmeleri

17 Ağustos 1787
 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ilanı

9 Şubat 1788
 Rusya'nın müttefiki sıfatıyla Avusturya'nın da savaşa girmesi

1789
 Kıymetli maden işlenmesinin yasaklanması ve neticesiz dış istikraz teşebbüsü

Ocak 1789
 Özi Kalesi'nin Ruslar tarafından zaptı

7 Mayıs 1789
 I. Abdülhamid'in ölümü ve III. Selim'in tahta çıkması

11 Temmuz 1789
 Osmanlı-İsveç ittifakı

1790
 İlk resmi Ermeni mektebinin Kumkapı'da açılması; Gelenbevi, İsmail b. Mustafa b. Mahmud'un ölümü

31 Ocak 1790
 Osmanlı-Prusya ittifakı

27 Temmuz 1790
 Avusturya'nın Prusya tarafından barışa zorlanması. Reichenbach Konvansiyonu

18 Eylül 1790
 Yergöğü Mütarekesi

Ekim - Kasım 1790
 Kili ve İsmail kalelerinin Rusya tarafından zaptı

1791-1799
 Mevlevi ayininde piyano (!) (Galata Mevlevihanesi, Şeyh Galib/III. Selim zamanı)

4 Ağustos 1791
 Avusturya ve Osmanlı Devleti arasındaki son savaşın bitirilmesi. Ziştovi Antlaşması

11 Ağustos 1791
 Rus Savaşı'nın sonu. Kalas Mütarekesi

1792
 Nizam-ı Cedid hareketinin başlaması

1792
 III. Selim devrinde 100'lük guruş basılması

10 Ocak 1792
 Kırım'ın Rusya'ya bırakılması

10 Ocak 1792
 Yaş Antlaşması

1793
 Daimi elçiliklerin ıslahı ve Londra, Paris ve Viyana'da daimi elçilik ihdası

1793
 Nizam-ı Cedid Ordusu'nun Kuruluşu

1793
 Hasköy'de Humbaracı ve Lağımcı Ocağı kışlasında Mühendishane-i Cedide'nin açılması; Fazıl Hüseyin'in III. Selim'in sarayında hazırladığı Huban-name ve Zenannamesi'nin resimli bir nüshası

1793
 Zahire Nezareti'nin kurulması

1793-1794
 Baruthane-i Amire'de İngiliz perdahı barut imaline başlanması

1794
 Halkalı'da yapılan Azadlu Baruthanesi'nin faaliyete geçmesi

1795
 Lehistan'ın Avrupa haritasından silinmesi

1795
 Mühendishane-i Berr-i Hümayun'un açılışı; Kara Mühendishanesi binasının inşası; Osmanlı sarayında ilk yabancı bando (Napolyon'un III. Selim'e gönderdiği)

1795
 Zahire Hazinesi'nin kurulması

1797
 Mühendishane'de açılan Matbaanın faaliyete geçmesi

1797
 Paris, Viyana ve Berlin'de daimi elçilikler ihdası

1797
 Pazvandoğlu isyanı

1797
 Rumeli'de dağlı eşkiya hareketleri ve isyanları

17 Eylül 1797
 Venedik Devleti'nin ortadan kaldırılması

1798
 Mehmed Es'ad Yesari'nin İstanbul'da vefatı

3 Ocak 1798
 Fransa'ya karşı Osmanlı-Rus ittifakı

1 Temmuz 1798
 Fransa'nın Mısır'a saldırması

3 Eylül 1798
 Fransa'ya savaş ilanı

1799
 Neticesiz dış istikraz teşebbüsü

5 Ocak 1799
 Fransa'ya karşı İngiltere ile ittifak

Şubat 1799
 Napolyon'un El-Ariş ve Gazze'yi ele geçirmesi

Mayıs 1799
 Napolyon'un Akka'da Cezzar Ahmed Paşa tarafından mağlup edilmesi

Ağustos 1799
 Napolyon'un Fransa'ya dönmesi, Mısır'ın işgalinin devamı

1800
 Takvimlerin Jacques Cassini Zicine göre hazırlanmaya başlaması

Mart 1800
 Rus ve Osmanlı kuvvetlerinin Yedi Ada Cumhuriyeti'ni kurmaları

1801
 Kara Mühendishanesi hocalığına Hüseyin Rıfkı Tamani'nin getirilmesi; Gevrekzade Hafız Hasan Efendi'nin ölümü

Ağustos 1801
 Mısır'ın tahliyesine dair mütareke

1802
 Fransız ve İngiliz gemilerinin kendi bayrakları altında Karadeniz'e çıkmalarına müsaade edilmesi

1802
 Avrupa ile ticaret yapan Osmanlı gayri müslim tüccarına Avrupa devletleri tüccarı statüsünün tanınmasıyla "Avrupa tüccarı" denilen sınıfın ortaya çıkması

25 Haziran 1802
 Paris Antlaşması. Fransa ile barış

1803
 "Ayvalık İkonomos Akademisi'nin kurulması; "Kuruçeşme Rum Mektebi (Helleno Philosophical School)"nin kurulması

Şubat 1804
 Sırp isyanlarının başlaması

1805
 Avrupa tarzında ilk hastane'nin Kasımpaşa'daki Tersane-I Amire'de açılması

1805
 Osmanlı Devleti'nin Napolyon'un "İmparator" unvanını tanıması

1805
 Tersane Hazinesi'nin kurulması

1805
 Beykoz Çuka ve Kağıt Fabrikası'nın faaliyete geçmesi

Temmuz 1805
 Mehmed Ali Paşa'nın Mısır'a vali olarak tayini

1806
 Nizam-ı Cedid'in başarısızlığı ve gerilemesi. İkinci Edirne Vak'ası

1806
 Osmanlı-Rus Savaşı

1806
 III. Selim'in Mühendishan-i Berri-i Hümayun kanunnamesi

Ocak 1806
 Tersane Tıbbiyesi'nin kurulması

Ekim 1806
 Memleketeyn 'in Rusya tarafından işgal edilmesi

1807
 Vehhabi isyanının had safhaya varması. Haccın engellenmesi

20 Şubat 1807
 İngiltere'nin Rusya'nın yanında Osmanlı savaşına iştiraki ve İngiliz filosunun İstanbul önlerine gelmesi

Mart - Eylül 1807
 İngiliz filosunun İskenderiye'ye saldırması ve Mehmed Ali tarafından mağlup edilmesi

25 Mayıs 1807
 Nizam-ı Cedid'e karşı ayaklanma

29 Mayıs 1807
 III. Selim'in tahttan indirilmesi ve Nizam-ı Cedid'in ilgası

29 Mayıs 1807 - 28 Temmuz 1808
 IV. Mustafa devri. Siyasi istikrarsızlıklar ve darbeler

1808
 Mustafa Rakım'ın celi sülüs ve tuğra'ya yeni üslubunu getirişi

28 Temmuz 1808
 Alemdar Mustafa Paşa'nın müdahalesi, IV. Mustafa'nın tahttan indirilmesi, III. Selim'in katli, II. Mahmud'un tahta çıkması

28 Temmuz 1808 - 16 Kasım 1808
 Alemdar'ın kısa süren sadareti

29 Eylül 1808
 Sened-i İttifak : Devletin ayanlarla uzlaşması

15-16 Kasım 1808
 Yeniçeri Ayaklanması : Alemdarın Sonu

5 Ocak 1809
 İngiltere ile süren savaşın sonu : Kal'a-i Sultaniyye Antlaşması

1810
 II. Mahmud devrinde beşlik "cihadiyye"lerin basılması

1810
 İzmir Jimnasium'unun kurulması; Yesarizade Mustafa İzzet'in ta'lik'e son şeklini verişi

1812
 Vehhabi ayaklanmasının Mehmed Ali Paşa tarafından bastırılması

1812
 Fransız postalarının ilk kuruluşu

28 Mayıs 1812
 Rus Savaşı'nın sonu : Bükreş Antlaşması, Sırbistan'a özerklik verilmesi

1816
 Miloş Obronoviç'in "başknez" olarak tanınması ve Sırbistan'ın özerliğinin temini

1817
 Hüseyin Rıfkı Tamani'nin ölümü

Şubat - Mart 1821
 Eflak ve Mora'da Rum isyanlarının başlaması

1823
 Avrupa ile ticaretin Türk gemileriyle yapılmasına teşebbüs edilmesi

1824
 Rum ayaklanmasını bastırmak üzere Mısır kuvvetlerinin çağrılması

1824
 Fatih Külliyesindeki Darü'ş-Şifa'nın yıkılması; Sultan II. Mahmud'un Talim-i sıbyan adı ile ferman yayınlaması; St. Pierre mektebinin kurulması

1826
 İhtisab müessesesinin düzenlenmesi

1826
 Şinasi'nin doğumu; Mustafa Rakım'ın İstanbul'da vefatı; Ermeni ustalara Nakkaşlık hakkının verilmesi

14 Haziran 1826
 Yeniçeri Ocağı'nın ortadan kaldırılması, Asakir-i Mansure-i Muhammediyye'nin kurulması

7 Ekim 1826
 Rusya ile Akkerman Antlaşması'nın akdi

1827
 Osmanlılar'ın İngiliz yapısı ilk buharlı gemiye sahip olmaları

1827
 Tıphane-i Amire'nin kurulması; İlk "Marş-ı Sultani" bestesi (G. Donizetti, II. Mahmud'a)

1827
 Mukataa Hazinesi'nin Hazine-i Amire'den ayrılması

4 Nisan 1827
 İngiltere ile Rusya arasında Yunanistan'ın bağımsızlığına dair Petersburg Protokolü

Temmuz 1827
 Mısır kuvvetlerinin Rum isyanını bastırmaları, Atina'nın teslimi

20 Kasım 1827
 Navarin saldırısı : Osmanlı-Mısır donanmasının yakılması

26 Nisan 1828
 Rusya'nın savaş ilan etmesi

1829
 Ziya Paşa'nın doğumu; Mahmud Celaleddin'in İstanbul'da vefatı; Şevki Efendi'nin İstanbul'da doğuşu

1829
 Deli Teşkilatının kaldırılması

14 Eylül 1829
 Edirne Barışı : Yunanistan'ın bağımsızlığı

1830
 Mühendishane-i Bahri'nin Heybeliada'daki kışlaya taşınması; İshak Efendi'nin Mühendishane başhocalığına getirilmesi; Avrupa'ya talebe gönderilmeye başlanması

1830
 Tiftik keçisinin Güney Afrika'da yetiştirilmeye başlanması

1830
 Katolik ermeni cemaatinin ve kilisesinin resmen tanınması

1830-1831
 Nüfus sayımları

5 Temmuz 1830
 Fransızlar'ın Cezayir'e saldırmaları ve ele geçirmeleri

1831
 İlk saray konservatuarı (Mızıka-i Hümayun ve Saray Harem Orkestrası)

1831
 Timarların kaldırılması (müessese sembolik olarak daha uzun süre devam etti)

1831-1834
 İshak Efendi'nin dört ciltilik Mecmua-i Ulum-ı Riyaziye adlı eserinin basılması

1 Kasım 1831
 İlk gazete Takvim-i Vekayi'nin neşri

1832
 Tıphane-i Amire'nin Şehzadebaşı'ndan Cerrahhane'nin bulunduğu binaya nakledilmesi

1832
 Memuriyette, ilmiyye ve mülkiyyede rütbelerin yatayına eşitlenip derece ve elkabın (titulature) tesbiti

1832
 Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın isyanı

1832
 İstanbul-İzmit "posta yolu" nun yapımı

1832
 İngiliz postalarının kuruluşu

29 Ocak 1832
 Topkapı Sarayı'na bitişik Gülhane bahçesinde mevcut binalarda Cerrahhane-i Amire'nin açılması

12 Aralık 1832
 Mısır kuvvetlerinin Konya'da Osmanlı ordusunu yenmeleri

1833
 Feshanenin kuruluşu

2 Şubat 1833
 Mısır kuvvetlerinin Kütahya'ya kadar ilerlemeleri

5 Nisan 1833
 Rus kuvvetlerinin yardım amacı ile Beykoz'a asker çıkartmaları ve Rus filosunun İstanbul'a gelmesi

Mayıs 1833
 Mehmed Ali'nin uzlaşmaya zorlanması : Kütahya Sözleşmesi

8 Temmuz 1833
 Mehmed Ali Paşaya karşı Osmanlı-Rus ittifakı : Hünkar İskelesi Antlaşması, Boğazlar'ın diğer devletlere kapatılması

18 Eylül 1833
 Münchengraetz Antlaşması

1834
 Maçka Kışlası'nda, Mekteb-i Harbiye'nin kurulması

1834
 Mukataat Hazinesi'nin isminin "Mansure Hazinesi" olarak değiştirilmesi

1835
 Hazine-i Amire ile darphanenin birleştirilmesi

1835-1845
 İlk halk konserleri [Tanburi Aleksan Efendi (1815-1864) İstanbul Süleymanpaşa Hanı'ndaki kahvede]

1836
 Başhoca İshak Efendi'nin ölümü

1836
 İslimye Çuka Fabrikası'nın devlet tarafından işletilmeye başlanması

1836
 Başhoca İshak Efendi'nin ölümü

1836
 İslimye Çuka Fabrikası'nın devlet tarafından işletilmeye başlanması

11 Mart 1836
 Umur-ı Hariciye Nezareti'nin kurulması (hatt-ı hümayun tarihi 23 Zilkaade 1251)

26 Kasım 1837
 Osmanlı yapımı "Eser-i Hayr" adlı buharlı geminin denize indirilmesi

1838
 Mekteb-i Adli'nin açılması; Üsküdar'da Cemaran adlı Ermeni yatılı yüksek okulunun kurulması; Müderrishane-i Bahri'nin Tersane'deki yeni binasına nakledilmesi; Sultan II. Mahmud'un ilk öğretim alanında yeni bir teşebbüse girişmesi; Sami Efendi'nin İstanbul'da doğuşu

1838
 Maliye Nezareti'nin kurulması ve Hazine-i Amire'nin darphaneden ayrılıp Mansure Hazinesi'yle birleştirilmesi

1838
 Defterdarlığın Maliye Nazırlığı'na çevrilmesi

24 Mart 1838
 Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliyyenin kurulması

16 Ağustos 1838
 İngiliz tüccarına geniş imkanlar tanıyan Balta Limanı Ticaret Muahedesi'nin imzalanması. Bu muahede ile gümrük resmi oranının ihracatta %12, ithalatta %5 olarak tesbiti

1839
 "Kaime-i mutebere-i nakdiyye"nin çıkarılması

1839
 Ali Süavi'nin doğumu; Mekatib-i Rüşdiye Nezareti'nin kurulması; Mekteb-i Tıbbiye'nin Galatasaray'daki yeni binasına taşınması ve mektebin adının Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane olarak değiştirilmesi; Mekteb-i Ulum-ı Edebiye'nin açılması; Notre Dame de Sion Kız Lisesi'nin kurulması

1839-1844
 Dr. Bernard'ın Mekteb-i Tıbbiye nazırlığı dönemi

1839-1845
 Mekteb-i Fenn-i Nücum'un faaliyet dönemi

24 Haziran 1839
 Mehmed Ali ile savaşın tekrar başlaması, Osmanlı kuvvetlerinin Nizip mağlubiyeti

1 Temmuz 1839
 II. Mahmud'un vefatı üzerine Abdülmecid'in tahta çıkması, Osmanlı donanmasının Mehmed Ali'ye teslimi

3 Kasım 1839
 Tanzimat Fermanı'nın ilanı

3 Mayıs 1840
 Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun Fransa'dan mülhem bir biçimde düzenlenmesi ve kabulü (14 Temmuz 1851'de bu kanun, kanun-u cedid olarak tadilatla yeniden yürülüğe girer)

1840
 Gayri müslim tebaadan Avrupa'ya talebe gönderilmeye başlanması

1840
 Tanzimat'ın tatbik edildiği yerlerde temettü vergisi konulma kararı

1840
 Bütün hazinelerin Maliye Hazinesi'ne katılması

1840
 Posta Nezareti'nin kurulması

21 Aralık 1840
 Namık Kemal'in doğumu

1841
 Lübnan olayları

1841-1906
 Ahmed Ali Paşa'nın doğumu. (ressam)

24 Mayıs 1841
 İngiltere'nin yardımıyla Mısır meslesinin halli, Mısır'ın veraset usulü ile Mehmed Ali Paşa'ya bırakılması

13 Temmuz 1841
 Londra Boğazlar Mukavelenamesi

1842
 Askeri Baytar Mektebi'nin açılması

1842-1910
 Osman Hamdi (ressam, eğitimci, müzeci, arkeolog)

1843
 Hereke Fabrikası'nın kurulması

1843
 Zeytinburnu Demir Fabrikası inşaatına başlanması

1843
 Muhdes kara gümrüklerinin kaldırılması

1843
 Feshane'ye çuka dokuma tezgahlarının ilavesi

1 Şubat 1844
 Tashih-i sikke

1844
 Feshane'de buhar makinelerinin kullanılmaya başlanması

1845
 İzmir'de su kuvvetiyle çalışan kağıt fabrikasının kurulması

1845
 Bahriye Mektebi'nin Heybeliada'daki binasına taşınması; Kadı yetiştirmek için Süleymaniye'de "Muallimhane-i Nüvvab" medresesinin kurulması; Rüşdiyelerin Darü'l-fünun'a öğrenci yetiştiren orta dereceli mektepler olarak kabul edilmesi

Ocak 1845
 Sultan Abdülmecid'in Meclis-i Vala'yı ziyareti

13 Mart 1845
 Meclis-i Muvakkat'ın (Geçici Maarif Meclisi) çalışmalarına başlaması

10 Nisan 1845
 Polis (zabıta) teşkilatının kuruluşu (12 Rebiülevvel 1261 tarihli nizamname)

1846
 Meclis-i Maarif-i Umumiye kurulması; Mekatib-i Umumiye Nezareti'nin kurulması; Başhoca Seyyid Ali Paşa'nın ölümü

1846
 Rus Ticaret Muahedesi

16 Şubat 1846
 Zabtiye müşiriyetinin kurulması

 Darü'l-Fünun kurmada ilk teşebbüs

1847
 Timarlı Sipahi Teşkilatı'nın ilgası

1847
 Telgrafın Beylerbeyi Sarayı'nda denenmesi

1847
 Dersaadet Bankası'nın kuruluşu

1847
 İstanbul'da ilk piyano resitali (Liszt Abdülmecid'e Donizetti'nin Mecidiye Marşı'nı çalıyor); Yeşilköy'de bulunan Ayamama Çiftliğinin ziraat talimhanesi şekline getirilerek ilk pamuk ziaati uygulama eğitiminin burada verilmeye başlanması

1 Mart 1847
 Recaizade Ekrem'in doğumu

1848
 Avrupa'da liberal ihtilaller : Polonya ve Macaristan'da milliyetçi ayaklanmalar

1848
 Protestan Ermeni cemaatinin ve kilisesinin resmen tanınması

1848
 İstanbul'da ilk Sanayi Mektebi'nin kurulmasına teşebbüs edilmesi

16 Mart 1848
 İstanbul'da Darü'l-Muallimin açılması

18 Kasım 1848
 Osmanlı yapımı ilk demir vapurun denize indirilmesi

1849
 Veteriner öğretim faaliyetlerine başlanması; Yesarizade Mustafa İzzet'in İstanbul'da vefatı

1850
 1847'den geçerli sayılmak üzere gümrük resimlerine esas teşkil eden mal fiyatlarında ithalatta %20, ihracatta %16 indirim yapıldıktan sonra gümrük resimlerinin tesbit edilmesi kararı

1850
 Ticaret Kanunname-i Hümayunu'nun kabulü

1850
 İlk faizsiz kaimenin çıkarılması

1850
 Muallim Naci'nin doğumu

12 Mart 1850
 Darü'l-Maarif'in öğrenime başlaması

1851
 Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun kabulü

1851
 Londra Sergisi

1851
 Akademik karakterde ilk ilmi dernek olan Encümen-i Daniş'in açılması

18 Temmuz 1851
 Encümen-i Daniş'in kurulması

1852
 Abdülhak Hamid'in doğumu; İstanbul Şark Cemiyetinin (Societe Orientale de Constantinople) kurulması

1853
 "Mukaddes yerler" meselesi, Rusya'nın tazyikleri ve Kırım Savaşı'nın patlaması

1853
 İstanbul'da I. Abdülmecid tarafından Dolmabahçe Sarayı'nın inşa ettirilmesi

1854
 İlk dış istikraz : Borçlanma devrinin ve alışkanlığının başlaması

1854
 Meclis-i Vala'nın "Meclis-i Ali-yi Tanzimat" ve "Meclis-i Ahkam-ı Adliye'ye" ayrılması

1854
 İhtisab teşkilatının lağvı

12 Mart 1854
 Rusya'ya karşı İngiltere ve Fransa ile ittifak

1855
 Piyanonun yüksek sosyeteye geçişi [Leyla (Saz) Hanım'ın babası Hekimbaşı İsmail Paşa'nın köşküne İtalya'dan getirtilen]

1855
 Gayri müslimlerden alınan "cizye"nin kaldırılması

1855
 Paris Sergisi

16 Ağustos 1855
 İstanbul'da Şehremanetinin kurulması (modern belediye idarelerinin başlangıcı)

9 Eylül 1855
 Osmanlı İmparatorluğu'nda telgrafın hizmete girmesi

14 Kasım 1855
 Et ve Ekmek dışında hemen bütün maddelerden narhın kaldırılması

1856
 Rusya'nın Asya'da Türk illeri istikametinde fetihlere başlamasının şartlarının oluşması

1856
 Bank-ı Osmani'nin kurulması

1856
 Arap alfabesinin Mors alfabesine uyarlanmasıyla telgrafların Türkçe olarak çekilmeye başlanması

1856
 Islahat Fermanı

1856-1860
 Köstence-Çernevo'da demiryolu hattının yapımı

1856-1866
 İzmir-Aydın demiryolu hattının yapımı

15 Şubat 1856
 İstanbul Tıp Cemiyeti'nin (Societe Medicale de Constantinople) kurulması

18 Şubat 1856
 Islahat Fermanı'nın ilanı

30 Mart 1856
 Paris Barış Antlaşması

30 Mart 1856
 Rusya'nın bozguna uğraması

30 Mart 1856
 Karadeniz'in tarafsız ve silahsız bir hale getirilmesi

22 Mayıs 1856
 İstanbul Tıp Cemiyeti'ne Şahane ünvanının verilmesi ve cemiyetin adının, Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane olarak değişmesi

1857
 Orman Mektebi açılması hususunda ilk teşebbüs

1857
 Cidde olayları ve İngiliz kuvvetlerinin, müslim-gayri müslim çatışmalarına müdahalesi

1857
 Gümrük resminin, eşyanın vardığı değil çıktığı yerde alınması usulünü getiren Mahrec Nizamnamesi'nin yayımlanması

1857-1862
 Beyrut - Şam şosesinin yapımı

17 Mart 1857
 Maarif-i Umumiyye Nezareti'nin kurulması

6 Kasım 1857
 Paris'te Mekteb-i Osmani adında bir Osmanlı mektebinin açılması

1858
 Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun kabulü

1858
 Kız rüşdiye mekteplerinin açılması

1858
 Kaimelerin iptali için dış istikraz yapılması

1858-1859
 Emlak, arazi ve temettü vergilerinin ayrılması

6 Haziran 1858
 Arazi Kanunnamesi'nin kabulü

8 Haziran 1858
 Beyoğlu ve Galata'da kurulacak Altıncı Daire-i Belediyye'nin nizamname-yi umumisi (ilk örnek belediye)

1859
 Kaimelerin piyasadan toplanabilmesi için "iane-i umumiyye" toplanması

1859
 Fransızca'dan yapılan ilk şiir tercümesi risalesi, Şinasi'nin Tercüme-i Manzume'sinin neşri

12 Şubat 1859
 Mekteb-i Mülkiyye'nin kuruluşu

1860
 Ticaret mahkemelerinin kuruluşu

1860
 İlk basılı yerli tiyatro, Şinasi'nin Şair Evlenmesi'nin tefrika edilmesi

1860-1861
 Lübnan ve Suriye Olayları

1860-1861
 Lübnan'ın imtiyazlı bir eyalet haline getirilmesi

22 Ekim 1860
 Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayına başlaması

1861
 Abdülmecid'in vefatı ve Abdülaziz'in tahta çıkması

1861
 Cemiyet-i İlmiyye-i Osmaniye'nin kuruluşu

1861
 Usul-i Muhakemat-ı Ticaret Nizamnamesi'nin kabulü

1861-1866
 Rusçuk - Varna demiryolu hattının yapımı

9 Haziran 1861
 Cebel-i Lübnan mutasarrıflığı'nın hususi statüsünün tesbiti ve Cebel-i Lübnan nizamnamesi

9 Haziran 1861
 David Paşa'nın Lübnan'a vali olarak atanması

29 Nisan 1861
 Fransız ve İngilizler'le Kanlıca Ticaret muahedelerinin yapılması. Bu muahede dış ticarette gümrük resmi oranının %8'e yükseltilmesi ve esnaflıkta inhisar sisteminin kaldırılması

1862
 Tuna vilayetinin kuruluşu ve Mithad Paşa'nın vali olarak tayini

1862
 Gümrük resimlerine esas teşkil eden mal fiyatlarında %10 indirim yapıldıktan sonra gümrük resmi alınmaya başlanması

1862
 Kaimelerin piyasadan tamamıyla toplanması

1862
 Altının değerinin 100 kuruş olarak tesbiti

1862
 Roman türünde Batıdan yapılan ilk tercüme, Fenelon'dan Tercüme-I Telemak'ın Yusuf Kamil Paşa tarafından yayınlanması; Cemiyet-I Tıbbiye-i Osmaniye'nin kurulması

1862
 Mahrec-i Aklam'ın kurulması

20 Temmuz 1862
 Mekteb-i Maarif-i Adliye'nin, "Mekteb-i Aklam" adı altında yeni bir şekle sokulması

8 Ekim 1862
 Islah-ı Sanayi Komisyonu'nun teşkil edilmesi

1863
 Abdülaziz'in Mısır'a seyahati

1863
 Mithad Paşa tarafından Niş'te ilk Islahhane'nin (sonraki yıllarda Sanayi Mektebi) kuruluşu

1863
 İstanbul Eczacılık Cemiyeti'nin (Societe de Constantinople) kurulması; Protestan Robert Koleji'nin açılması

1863
 Menafi Sandığı'nın kurulması

1863
 Mektuplara pul yapıştırılmaya başlanması

1863
 Ticaret-i Bahriyye Kanunnamesi'nin kabulü

13 Ocak 1863
 Darü'l-Fünun'da, halka açık serbest konferans şeklinde derslere başlanması

18 Şubat 1863
 Sultanahmet Sergisi'nin (Sergi-i Umumi) açılışı

1864
 Mekatib-i Sıbyan-ı Müslime Komisyonu'nun kurulması; Mekteb-i Harbiye dahilinde Erkan-ı Harp sınıfının açılması; Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye'nin (Darü'ş-Şafaka) kurulması; Saint Joseph okulunun kurulması; İlk basılmış nazariyat kitabı (Haşim Bey'in Mecmu'atü'l-Makamat'ı)

1864
 İyonya adalarının (Yedi Ada Cumhuriyeti'ni oluşturan adalar) İngiltere tarafından Yunanistan'a verilmesi

1864
 Karadan Hindistan'ı Avrupa'ya bağlayan telgraf hattının tamamlanması

1864
 Islah-ı Sanayi Komisyonu'nun kuruluşu

1864
 Nizamiye mahkemelerinin kuruluşu

1864-1876
 Paris'e talebe gönderilmesi

8 Ekim 1864
 Vilayet Nizamnamesi'nin kabulü

1865
 Müstakil Romen kilisesinin kurulması

1865
 İstanbul Birinci Şehir Postası'nın kuruluşu

1865
 Darü'l-Fünun binasının inşasının tamamlanması ve Maliye Nezareti'ne tahsis edilmesi; Mekteb-i Tıbbiye'nin nazırlığına Cemaleddin Efendi'nin getirilmesi

Eylül 1865
 Mekteb-i Osmani'nin lağvedilmesi

1866
 Girit isyanları , Yunanistan ile birleşme faaliyetleri

1866
 Tezkire türünün son örneği olan Hatimetü'l-Eş'ar'ı yazan Fatih'in ölümü; Halid Ziya'nın doğumu

1866
 Mısır veraset usulünün değiştirilmesi

1866
 Ahmed Süreyya Emin Bey'in modelini hazırladığı seri ateşli topla Osmanlılar'ın topçulukta hamle yapması

1866
 Simkeşler Şirketi'nin kuruluşu

1866
 Dahilde sarfedilecek malların rayiç fiyatından %10 indirim yapıldıktan sonra gümrük resimlerinin tesbit edilmesi kararı

1866-1867
 Avusturya'nın Prusya karşısında mağlup olması ve Macaristan ile eşit bir birlik kurması : Avusturya-Macaristan İmparatorluğu

1867
 Sırbistan'daki son Osmanlı askeri temsiliyetinin ortadan kaldırılması, Sırp kalelerinin tahliyesi

1867
 Rüşdiyelere gayri müslim talebe alınmaya başlanması; Beyrut Amerikan Üniversitesi'nin kurulması

1867
 Mısır Valisi İsmail Paşa'nın "hıdiv" olması

1867
 Genç Osmanlılar'ın Avrupa'ya kaçmaya başlamaları

1867
 Yabancılara mülk edinme hakkının verilmesi

1867
 Bahriye Nezareti'nin Kuruluşu

1867
 Saraçlar Şirketi'nin kuruluşu

1867
 Menafi Sandığı'nın bütün vilayet ve sancak merkezlerine yayılması

1867-1876
 İzmir Rıhtımı'nın inşası

22 Şubat 1867
 Eğitim sahasında Fransız notasının verilmesi

8 Haziran 1867
 Mısır'a hıdivlik statüsünün verilmesi

21 Haziran 1867
 Sultan Abdülaziz'in Avrupa seyahati

1868
 Ali Paşa'nın Girit isyanlarını teskin etmesi ve Girit'e özerk bir statü verilmesi

1868
 Galatasaray Sultanisi'nin açılması

1868
 İstanbul Emniyet Sandığı'nın kurulması

1868
 Demirciler ve Dökümcüler şirketlerinin kuruluşu

1868
 Yunan postasının kapatılması

1868
 Feshane'nin modern bir dokuma fabrikası haline getirilmesi

1868
 Darü'l-Muallimin-i Sıbyan'nın açılması; Mekteb-i Hiref ve Sanayi'nin kurulması; Sanayi Mektebi'nin kurulması

1 Mart 1868
 Adliye Nezareti'nin kurulması

1 Nisan 1868
 Şura-yı Devlet'in teşekkülü ve Divan-ı Ahkam-ı Adliyye'nin ayrı bir temyiz organı olarak ayrılması

1 Eylül 1868
 Mekteb-i Sultani'nin açılması

1869
 Süveyş Kanalı'nın açılması

1869
 Osmanlı Ordusu'nun Nizamiye, Redif ve Mustahfız diye üç bölüme ayrılması

1869
 Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye'nin ilk kitabının kabulü

1869
 Mekteb-i Harbiye dahilinde bir Baytar sınıfının açılması

8 Nisan 1869
 İkinci Darü'l-Fünun binasının inşasının tamamlanması ve Darü'l-Fünun-ı Osmani'nin kurulması

26 Ağustos 1869
 Turuk Nizamnamesi'nin kabulü

2 Eylül 1869
 Maarif-i Umumiyye Nizamnamesi ile ilk ve orta tedrisatın düzenlenmesi

Ekim 1869
 Darü'l-Fünun-ı Osmani'de talebe kaydına başlanması

1870
 Müstakil Bulgar kilisesinin kurulması ve Bulgarlar'ın Rum Patrikhanesi'nin nüfuzundan çıkmaları

1870
 Fransa'nın, Almanya ve Prusya Savaşı'nda ağır mağlubiyet alması

1870
 Cenab Şehabeddin'in doğumu; Batılı tarzda ilk roman hikaye türünde, Ahmed Midhat'ın Su-i Zan-Esaret adlı kitabının neşri; Mühendishane'nin Maçka Harbiye Mektebi içerisinde topçu ve istihkam sınıflarında eğitim faaliyetlerine devam etmesi; Sıbyan mekteblerinin ıslahı ve iptidai adı altında yeni mekteplerin açılması; Darü'l-Fünun'ı Osmani'yi teşkil eden şubeler arasında "İlm-i hukuk" şubesinin de yer alması; Tıp eğitiminin Türkçe yapılmaya başlanması

1870
 Karadeniz'in tekrar silahlandırılması ve Rusya'nın Paris Antlaşması'nın hükümlerini tanımaması

1870
 Darülfünunun açılması teşebbüsü

1870-1927
 Kemaledin Bey (mimar)

20 Şubat 1870
 Darü'l-Fünun-ı Osmani'nin büyük bir merasimle açılması

26 Nisan 1870
 Darü'l-Muallimat'ın açılması

2 Temmuz 1870
 Kavanin ve Nizamat Dershanesi'nin açılması

Ekim 1870
 Darü'l-Fünun müdürü Tahsin Efendi'nin umuma açık konferanslar (ders-I'am) tertip etmesi

1871
 Sadrazam Ali Paşa'nın vefatı

1871
 Saint-Esprit okulunun kurulması

1871
 Abdülaziz'in şahsi idaresinin artması, Mahmud Nedim Paşa sadareti

1871
 Dersaadet Tahvilat Borsası Nizamnamesi'nin yayımlanması

1871
 Posta ve Telgraf nezaretlerinin birleştirilmesi ve İkinci Posta Nizamnamesi'nin neşri

22 Ocak 1871
 İdare-yi Umumiyye-i Vilayat Nizamnamesi

13 Eylül 1871
 Şinasi'nin ölümü

1872
 Emniyet Sandığı'nın şubelerinin açılması

1872
 Darü'l-Maarif idadisinin kurulması; Maadin Mektebinin kurulması

1873
 Meclis-i Tetkikat-ı Şer'iyye'nin kuruluşu

1873
 Mehmed Akif'in doğumu; Türkçe ilk modern tıp lugatı olan Lügat-ı Tıbbiye'nin neşredilmesi; Sava Paşa'nın yeni bir Darü'l-Fünun kurmakla görevlendirilmesi; Darü'l-Fünun-ı Osmani'nin kapanması

Haziran 1873
 Mekteb-i Sultani'nin, Gülhane Bahçesi'ndeki Saray'a bitişik binalara nakledilmesi

1874
 Rusya'nın kışkırtmaları ve Panislavist faaliyetlerin artması

1874
 Hukuk Mektebi, Mülkiye Mühendis Mektebi ve Edebiyat Mektebi'nden oluşan Darü'l-Fünun-ı Sultani'nin açılması; İstanbul Darü'l-Muallimi'nin açılması; İlk basılmış nota (Notacı Emin Efendi, 1845-1907)

1874
 Kara gümrüklerinin lağvı

1874
 Islah-ı Sanayi Komisyonu faaliyetinin durdurulması

1874-1875
 Darü'l-Fünun-ı Sultani'nin eğitime başlaması; Osmanlı İmparatorluğu'nda sivil mühendislik eğitiminin başlaması

1875
 Bosna-Hersek isyanları

1875
 Askeri rüşdiye mekteplerinin açılması; Mora Yenişehir İdadisi'nin açılması

1876
 Bulgar isyanları

1876
 Karadağ'ın Osmanlı Devleti'ne savaş ilanı

1876
 Abdülaziz'in tahttan indirilmesi, V. Murad'ın tahta çıkması, hal'i ve Abdülhamid'in cülusu

1876
 Meşrutiyet'in ilanı

1876
 İstanbul'da Balkan krizini görüşmek üzere internasyonal bir konferansın toplanması : Tersane Konferansı

1876
 İstikrazların mürettebat ödemelerinin durdurulması

1876
 Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye'nin son kitabının kabulü

1876
 Edebi roman hüviyetinde ilk eser olan, Namık Kemal'in İntibahı'nın neşri; İzmir ve Manastır'da yaıtılı idadiler açılması

23 Mart 1876
 Ziya Gökalp'in doğumu

23 Aralık 1876
 I. Meşrutiyet'in (Kanun-ı Esasi) ilanı

1877
 Rusya'nın tecavüzü ve Osmanlı-Rus Savaşı'nın başlaması: Balkanlar'ın ve Doğu Anadolu'nun Rus işgaline uğraması

1877
 Mahrec-i Aklam'ın Mekteb-i Mülkiye'nin idadi sınıflarıyla birleştirilmek suretiyle kaldırılması; Mekteb-i Tıbbiye'nin tekrar Gülhane'ye nakledilmesi; Fenn-i Resim ve Mimari Mektebi'nin kurulması

1877-1878
 Darü'l-Fünun ve Mekteb-i Sultani'nin bir yıl eğitime ara vermesi

19 Mart 1877
 İlk Meclis-i Meb'usan'ın içtimaı (o yılın 28 Haziran'ına kadar çalışır)

25 Eylül 1877
 Dersaadet Belediye Kanunu (Meclis-i Mebusan'da müzakere edilerek kabul edilir)

5 Ekim 1877
 Vilayet Belediye Kanunu'nun kabulü

13 Aralık 1877
 Meclis-i Meb'usan'ın süresiz tatili

1878
 Ayastefanos ve Berlin Antlaşmaları imzalanması

1878
 Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın müstakil birer devlet olmaları

1878
 Bulgaristan Prensliği'nin ortaya çıkması

1878
 Ermeni meselesinin zuhuru

1878
 Ali Suavi'nin öldürülmesi

1878
 Kıbrıs'ın İngiltere tarafından ele geçirilmesi

1878
 Bosna ve Hersek'in Avusturya-Macaristan'ın işgal ve idaresine terki

1878
 Makedonya meselesinin ortaya çıkması

13 Şubat 1878
 Meclisin kapatılması

Ekim 1878
 Darü'l-Fünun-ı Sultani'nin tekrar eğitime başlaması

1879
 II. Abdülhamid devrinde basılan kaimelerin toplatılıp imha edilmesi

1879
 Mehakim-ı Nizamiye Teşkilatı Kanunu'nun kabulü

1879
 Mekatib-i Sıbyaniye Dairesi'nin kurulması; Maarif merkez teşkilatının yeniden düzenlenmesi

1879
 Usul-ı Muhakemat-ı Cezaiyye Kanunu'nun kabulü

1880
 Vergi reformu

1880
 Yafa-Kudüs demiryolu hattının tamamlanması

1880
 İlk köy romanı, Ahmed Midhat'ın Bahtiyarlık'ının neşri; Darü'l-Fünun-ı Sultani Turuk u Maabir Mektebi'nin ilk mezunlarını vermesi

1880
 Usul-ı Muhakemat-ı Hukukiyye Kanunu'nun kabulü

13 Mart 1880
 İstanbul'da bir kız idadisinin açılması

17 Mayıs 1880
 Ziya Paşa'nın ölümü

Ekim 1880
 Darü'l-Fünun-ı Sultani Hukuk Mektebi'nin ilk mezunlarını vermesi

20 Aralık 1880
 Darü'l-Fünun-ı Sultani'nin ilk mezunlarını vermesi; Journal de la Societe de Pharmacie de Contantinople'un yayınlanması; Cemiyet-I İlmiye'nin kurulması

1881
 Mustafa Kemal'in Doğumu

1881
 Mısır'ın İngilizler tarafından işgali

1881
 Düyun-ı Umumiyye idaresinin kurulması

1881
 Mühendishane'de mümtaz sınıf adı altında yeni bir sınıf teşkil edilmesi; Darü'l-Fünun-ı Sultanı Turuk u Maabir Mektebi'nin faaliyetlerinin son bulması; Orman ve Maadin Mektepleri'nin birleştirilmesi

1882
 Tunus'un Fransızlar tarafından işgali

1882
 Muharrem Kararnamesi'nin neşri

2 Ocak 1882
 Sanayi-i Nefise Mektebi'nin kurulması ve Osman Hamdi Bey'in müdür olması

1883
 Osmanlı ordusunun Prusya askeri heyeti tarafından ıslahına başlanması

20 Haziran 1884
 Mülkiye Mühendis Mektebi kurulması

1 Kasım 1884
 Mülkiye Mühendis Mektebi'nin Mühendishane-I Berri-I Hümayun'un bir odasında eğitimine başlaması

2 Aralık 1884
 Yahya Kemal'in doğumu

1885
 Doğu Rumeli'nin Bulgaristan tarafından ilhakı

1885
 Abdülhak Hamid'in Makber'inin neşri

18 Eylül 1885
 Doğu Rumeli eyaleti valiliğinin Bulgaristan prensine verilerek bu bölgedeki kontrolün zayıflaması

1886
 Adana-Mersin demiryolu hattının tamamlanması

1886
 Maarif Nezareti'ne bağlı olarak Mekatib-i Gayri müslime ve Ecnebiye Müfettişliği'nin kurulması

1886
 Adana-Mersin demiryolu hattının tamamlanması

1886
 Maarif Nezareti'ne bağlı olarak Mekatib-i Gayri müslime ve Ecnebiye Müfettişliği'nin kurulması

1886-1887
 Darü'l-muallimin'in yatılı hale getirilmesi

1887
 Yedikule Havagazı Fabrikası'nın kurulması

1887
 Ahmed Haşim'in doğumu; Şevki Efendi'nin İstanbul'da vefatı

5 Şubat 1887
 Beşir Fuad'ın intiharı

1888
 Haydarpaşa-İzmir-Ankara demiryolu imtiyazının Almanlar'a verilmesi

1888
 Beyrut'ta Saint Joseph Katolik Tıp Mektebi'nin açılması; Baytar sınıfının tekrar Harbiye Mektebi bünyesine alınması

2 Aralık 1888
 Namık Kemal'in ölümü

1889
 İttihad-ı Osmanı Cemiyeti'nin (İttihat ve Terakki) kurulması

1889
 İdadi öğrenimine dayanan dört yıllık bir Mülkiye Baytar Mektebi'nin kurulması

27 Mart 1889
 Yakup Kadri'nin doğumu

1890
 Bulgar Makedonya ve Anadolu'da Ermeni ihtilal çetelerinin faaliyetlerini arttırmaları

1891
 Mülkiye Baytar Mektebi'nin Halkalı Ziraat Mektebi'ne yatılı olarak nakledilmesi

1891
 Yol inşaatında bedenen çalışma mecburiyetinin paraya çevrilmesi

1891
 Kadıköy - Kurbağalıdere Havagazı Fabrikası'nın kurulması

1891
 Hereke Fabrikası'nın halı kısmının açılması

3 Kasım 1891
 Darü'l-Muallim'in aliye şubesi açılması

1892
 Haydarpaşa-İzmit demiryolu hattının işletmeye açılması

1892
 Orman ve Maden Mektebi'nin kapatılması; II. Abdülhamid tarafından Yıldız'da porselen atölyelerinin kurulması

1893-1896
 İstanbul-Selanik demiryolu hattının yapımı

1894
 Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi'nin ilk veteriner mezunlarını vermesi; İmmaculée Conseption veya St Marie okulunun kurulması; İlk basılmış musiki lugatı (Hoca Kazım Bey'in Musiki Istılahatı)

1894
 Sasun'da Ermeni olayları

1894
 Selanik-Manastır demiryolu hattının tamamlanması

1895
 İstanbul'da Ermeni olayları, yabancı devletlerin Ermeniler lehinde müdahaleleri

1895
 Galata Rıhtımı inşaatının tamamlanması

1895
 Gayri müslim okullarına Türkçe muallimi tayininin kararlaştırılması

1895
 Baruthane-i Amire'de dumansız barut imal edilmesi

14 Şubat 1895
 Sadrazam Said Paşa'nın beş fakülteden "darü'l-icaze" oluşan bir darü'l-fünun kurma teklifi

1896
 Tevfik Fikret'in Servet-i Fünun'un edebi sayfalarının idareciliğini yüklenmesiyle Edebiyat-ı Cedide devrinin başlaması

1896
 Ermenilerin Osmanlı Bankası'nın İstanbul şubesine saldırmaları

1896
 Girit isyanının alevlenmesi

1896
 Eskişehir-Konya demiryolu hattının tamamlanması

1897
 Yunan kuvvetlerinin Girit'e çıkması, Yunan çetelerinin Rumeli'deki Osmanlı sınırlarına saldırmaları

17 Nisan 1897
 Osmanlı-Yunan Savaşı ve Osmanlı zaferi

1898
 Girit meselesinin devam etmesi; adaya muhtariyet verilmesi Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesi, Yunan prensi Yorgi'nin vali olarak kabul edilmesi

1899
 Bağdat demiryolu imtiyazının Almanlar'a verilmesi

1899
 Arifiye-Adapazarı demiryolu hattının açılması

1900
 Hicaz demiryolunun inşasına girişilmesi

1900
 İstanbul Rıhtımı inşaatının tamamlanması

31 Ağustos 1900
 Darü'l-Fünun-ı Şahane'nin kurulması

1901
 Servet-i Fünun dergisinin geçici olarak kapatılmasıyla Edebiyat-ı Cedide topluluğunun dağılması; Lügat-ı Tıbbiye'nin ikinci baskısının yapılması; Vidinli Tevfik Paşa'nın ölümü

1901
 Makedonya'da çete faaliyetlerinin artması, büyük devletlerin müdahaleleri

1901-1908
 Hicaz demiryolu hattının yapımı

1902
 Yemen isyanlarının tekrar başlaması

1902
 Hereke Fabrikası'na çuka ve şayak tezgahlarının eklenmesi

23 Kasım 1902
 Makedonya'da Bulgar İhtilal Cemiyeti'nin faaliyeti

23 Kasım 1902
 Cum'a-ı Bala ayaklanması

23 Kasım 1902
 Makedonya'ya özel ıslahat planı hazırlanması

8 Aralık 1902
 Hüseyin Hilmi Paşa'nın geniş yetkilerle "umumi müfettiş" olarak Makedonya'ya tayini

1903
 İdadilerin altı yıla çıkarılması

2-3 Ağustos 1903
 İlinden (Aya ilya yortusu günü) isyanı

2-3 Ağustos 1903
 Bulgar-Osmanlı Savaşı tehlikesinin doğması

31 Ağustos 1903
 Şam Mekteb-i Tıbbiyesi'nin kurulması

Eylül 1903
 Mürzsteg Programı : Makedonya'ya muhtariyet verilmesi

1904
 Haydarpaşa Rıhtımı'nın tamamlanarak işletmeye açılması

1905
 Hereke Fabrikası'nda fes imalatına başlanması

21 Temmuz 1905
 Ermeniler'in II. Abdülhamid'e bombalı saldırı tertiplemeleri

1906
 Akabe olayları ve Akabe krizi

1908
 Beykoz Deri Fabrikası'nın Harbiye Nezareti'ne bağlanması

1908
 Osmanlı Eczacı İttihat Cemiyeti'nin kurulması; Osmanlı Cemiyet-i İlmiye-i Baytariyesi'nin açılması; Osmanlı Mühendis ve Mimar Cemiyeti'nin kurulması

23 Temmuz 1908
 II. Meşrutiyet'in ilanı

5 Ekim 1908
 Avusturya- Macaristan'ın Bosna-Hersek'i ilhak ettiğini ilan etmesi.

6 Ekim 1908
 Girit Rumları'nın adayı Yunanistan'a bağladıklarını ilan etmeleri

17 Aralık 1908
 II. Meşrutiyet dönemi ilk Meclis-i Meb'usanının toplanması

1909
 Adana'da Ermeniler'in ayaklanmaları

1909
 Gayri müslimlere "bedel" yerine askerlik hizmeti konulması

1909
 Fecr-i-Ati edebi topluluğunun kuruluşu; Cemiyetler Kanunu'nun çıkması; Dişhekimliği Okulu'nun açılması; Orman Mekteb-i Alisi adı altında yeni bir okul açılması; Mekteb-i Tıbbiye'nin, Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye ile birleştirilerek Haydarpaşa'ya nakledilmesi; Muallimhane-i Nüvvab'ın Medresetü'l-Kuzat adını alması; Mülkiye Mühendis Mektebi'nin Nafıa Nezareti'ne bağlanması ve Mühendis Mekteb-i Alisi adını alması

1909-1910
 Osmanlı Mühendis ve Mimar Mecmuası'nın çıkması

27 Şubat 1909
 Usul-i Muhasebe-ı Umumiyye Kanunu'nun kabul edilmesi

13 Nisan 1909
 31 Mart Olayı

19 Nisan 1909
 Hareket Ordusu'nun Yeşilköy'e varması, İstanbul'daki kargaşayason vererek düzeni sağlaması

27 Nisan 1909
 II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi, V. Mehmed Reşad'ın tahta çıkarılması

21 Ağustos 1909
 Darü'l-Fünun-ı Şahane'nin Vezneciler'deki Zeynep Hanım konağına taşınması         

19.YY. ISLAHAT HAREKETLERİ

19.YY. ISLAHAT HAREKETLERİ
İÇİNDEKİLER
II.Mahmut Dönemi Islahat Hareketleri
Abdülmecit Dönemi : Tanzimat Fermanı - Islahat Fermanı
II.Abdülhamit Dönemi : I.Meşrutiyet - II.Meşrutiyet
 II.MAHMUT DÖNEMİ ISLAHAT HAREKETLERİ ( 1808 - 1839 )
A- askeri Alanda :
·         Alemdar Mustafa Paşa tarafından " Sekban-ı Cedit" adında askeri ocak kuruldu.Ancak yeniçerilerin isyanı sonucu bu askeri ocak kaldırıldı.
·         Yeniçerilerden seçilerek "Eşkinci" adıyla yeni bir askeri ocak kuruldu. Ancak bir süre sonra yeniçeriler biz talim istemiyoruz diyerek, bu ocağın yapılanmasına karşı çıktılar.* Bunun üzerine sarayda büyük bir divan kurulmuş , Yeniçeri Ocağının kaldırılmasına karar verilmiştir. Halk,Esnaf,Medrese öğrencileri kaldırılmasını desteklediler.
·         Yeniçeri Ocağı kaldırıldı. " Vaka-i Hayriye " ( Hayırlı Olay ) ( 1826 ) Böylece, yeniliklerin önündeki en önemli engellerden birisi kaldırılmış oldu.
·         "Asakir-i Mansure-i Muhammediye" ( Muhammed'in askerleri) adıyla yeni bir askeri ocak kuruldu.
·         Askeri Bando kuruldu. ( Mızıka-i Hümayun )
B- Hükümet ve Yönetim Alanında :
·         Divan Örgütü kaldırılarak, yerine bakanlıklar kuruldu.
·         Sadrazam "Başvekil" unvanını aldı. ( Başbakan )
·         Devlet memurları, Dahiliye ( İç) ve  Hariciye (Dış) olarak iki bölüme ayrıldı.
·         Memurlar için Rütbe ve Nişan kabul olundu.
·         Memurlara kıyafet zorunluluğu getirildi.
·         Tüzük ve yönetmelikleri hazırlamak amacıyla çeşitli komisyonlar kuruldu.
·         Memurların yargılanma işlerine bakmak üzere "Dar-üş-Şura-yı Bab-ı Ali" kuruldu.
·         Bir fermanla, devletin bazı memur ve bazı halka uyguladığı Müsadere usulüne son verdi. Mülkiyet hakkı tanıdı. Müsadere : Devletin,memurun veya bazı halkın elindeki mallara  el koyması demektir. Fermanı : " Bundan böyle saltanatın, millet için bir dehşet ve korku kaynağı değil, fakat bir destek olmasını istiyorum. Bunun için kişinin malına devletçe el konulması ( Müsadere) geleneğini kaldırıyorum"
·         Memurlara maaş usulü getirildi.
·         Osmanlı uyruğunda olan herkese tam bir din ve mezhep özgürlüğü tanıdı. Fermanı : " Tebaamdan Müslümanları ancak Camide, Hıristiyanları Kilisede , Musevileri de Havra'da tanımak isterim"
·         Ayanlıklar kaldırıldı. Büyük eyaletler illere bölündü. İllerin merkeze bağlanmasıyla güçlü bir merkeziyetçi yapı oluşturuldu.
·         Devlet görevlilerinin hediye ve rüşvet alması yasaklandı.
·         Resmini yaptırarak , devlet dairelerine astırdı. ( Sonradan gelenekselleşti )
·         İlk defa Posta ve Karantina teşkilatlarını kurdu.
·         İlk defa askeri amaçlı nüfus sayımı yaptırdı. ( 2,5 Milyon Anadolu'da - 1,5 Milyon Rumeli'de erkek nüfus)
·         Ülke içi gezi ve teftiş yöntemleriyle, yönetimi iyileştirmeye çalıştı.
C-  Kültür Alanında  :
·         Medreselerin yanında yeni okullar açıldı.
·         İlköğretim İstanbul'da zorunlu hale getirildi.
·         Rüştiye ( Ortaokul ) ve Mekteb-i Ulum-u Edebiye adlı ,yüksek öğretime öğrenci yetiştirme amaçlı okullar açıldı.
·         İlk kez Avrupa'ya öğrenci gönderildi.
·         Devlet memuru yetiştirmek amacıyla , "Mekteb-i Maarif-i Adliye" kuruldu.
·         Mekteb-i Harbiye ( Harp Okulu ) , Mekteb-i Tıbbiye ( Tıp Fakültesi ) , Mızıka-yı Hümayun ( Bando Okulu ) gibi yüksek okullar açıldı.
·         Takvim-i Vekayi adlı ilk resmi gazete çıkarıldı.
D-  Ekonomi Alanında :
·         Yol yapımlarına önem verildi.
·         Devlet memurları ve askerlerin yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.
·         Çuha fabrikası kurulmasına çalışıldı ( Kumaş )
·         Tüccar ve Esnafa, Avrupa mallarıyla rekebet edebilmesi için, gümrük kolaylıkları sağlandı.
·         İngiltere ile yapılan 1838 Balta Limanı ticaret antlaşması , Osmanlı Devletinin zararına gelişmiş, dışa bağımlılığı artırmıştır.
Üste Dön
ABDÜLMECİT DÖNEMİ ( 1839-1861 )
TANZİMAT FERMANI (TANZİMAT- HAYRİYE) (GÜLHANE HATT-I HÜMAYUNU) - 3 KASIM 1839
·         Tanzimat Fermanını, Londra elçiliğinden Dışişleri Bakanlığına getirilen " Mustafa Reşit Paşa " hazırlamıştır.
·         Ferman, Topkapı sarayının Gülhane bahçesinde, padişah, sadrazam, yabancı devletlerin elçileri, patrikler, büyük devlet memurları önünde "Mustafa Reşit Paşa " tarafından okunmuştur.
İlanının Nedenleri :
·         Avrupalıların içişlerimize karışmasını engellemek
·         Halkın sosyal yapısında yenilikler yaparak çağdaşlaşmayı sağlamak
·         Mısır valisi M.Ali Paşa'ya karşı Avrupalı devletlerin desteğini sağlamak
Maddeleri :
·         Müslüman ve Hıristiyan bütün uyrukların, ırz , namus, can ve mal özgürlüğüne ve güvenine kavuşması
·         Vergilerin herkesin gelirine göre düzenli bir şekilde alınması ve toplanması
·         Askerlik işlerinin bir düzene konulması ve askere alınma ve bırakılmanın sağlam bir esasa bağlanması
·         Mahkemelerin açık olması ve hiç kimsenin haksız yere idam edilmemesi ve zehirlenmemesi
·         Herkesin mal ve mülküne sahip olaması ve bunu miras olarak bırakabilmesi
·         Rüşvet ve İltimas'ın ( Torpil-Kayırma ) kalkması
Önemi : Tanzimat fermanıyla Osmanlılara " Kanun " gücü girmiş oluyordu. Esaslı sonucu, Tanzimat dönemi aydın tipi yetiştirerek eğitimde vermiştir.
ISLAHAT FERMANI ( 1856 )
·         Tanzimat Fermanını tamamlayıcı niteliktedir.
·         Müslümanlarla, gayrimüslimler arasındaki eşitsizliği giderme amacına yöneliktir.( Azınlıklara yöneliktir )
·         Dış devletlerin, içişlere karışmasını engelleme düşüncesi vardır.
·         Paris Antlaşmasında, Rusya'ya karşı İngiltere ve Fransa'nın desteğini sağlamaya yönelik çıkarılmıştır.
Maddeleri :     Hıristiyan ve Musevilere Şu Haklar Verilmiştir :
·         Din ve Mezhep Özgürlüğü , Okul, Kilise, Hastane gibi bazı binaların tamiri ve yeniden inşası
·         Hıristiyan ve Musevileri küçük düşüren deyim ve sözlerin kullanılmaması
·         Hıristiyanların da Türk ve Müslümanlar gibi devlet memurluklarına atanmaları ve her çeşit okullara gidebilmeleri
·         Mahkemelerin açık yapılması , herkesin kendi dinine göre yemin etmesi.
·         Hapishanelerin ıslahı ve kanunların Hıristiyan uyruğun dillerine de çevrilmesi
·         İşkence, dayak ve angaryanın kaldırılması
·         Vergilerin adalet içinde, herkesin gelirine göre alınması ve iltizam usulünün ıslah edilmesi
·         Askerlik için nakdi bedelin kabul edilmesi ve Hıristiyanların ne şekilde askerlik yapacağının belirtilmesi
·         Hıristiyanların il meclislerine üye olabilmeleri
·         Yabancı uyruğundan olan kimselerin de , vergilerini vermek suretiyle mal ve mülk sahibi olabilmeleri
·         Tarım ve ticaret işlerinin yoluna konması. Herkesin şirket ve banka gibi ticari nitelikte kurumlar kurabilmeleri.
Üste Dön
II.ABDÜLHAMİT DÖNEMİ ( 1876 - 1909 )
I.meşrutİyet   ( 23 Aralık 1876 ) (kanun-İ esasİ) ( İlk anayasa )
·         Tanzimat döneminde, Avrupa ile yakın ilişkiler içinde olan, Avrupa'yı yakından gören ve onların Osmanlı Devleti üzerine siyasi emellerini öğrenen bir aydın sınıf yetişti. Bunlara "Jön Türkler" ya da  "Genç Osmanlılar " denilmiştir. Mithat Paşa, Namık Kemal, Ziya Paşa , Serasker Hüseyin Avni Paşa önemli temsilcileridir.
·         Genç Osmanlılar, Osmanlı Devletinin kurtuluşunu içinde yaşayan halka yönetme hakkı vermekle, gerçekleşeceğine inanıyorlardı.Böylece halk yönetime katılacak, kendisini temsil edecek, dış devletlerin Osmanlı Devleti içine müdahalesine ortam hazırlanmamış olacaktı.
·         Meşrutiyeti ilan etme sözü veren, II.Abdülhamit V.Murat'ın yerine tahta çıkarılmıştır.
Önemi  :
·         Osmanlı Devletinde ilk kez rejim değişikliği oldu.
·         Tüm azınlık guruplara parlamentoda temsil hakkı tanınmıştır.
·         Osmanlı halkı ilk kez yönetime katılma, seçme ve seçilme haklarına kavuşmuştur.
·         Osmanlı Devletinde ilk kez Anayasal Düzen kuruldu.
·         Osmanlı Parlamentosu ; Padişahın seçtiği üyelerden oluşan Ayan Meclisi ve Halkın seçtiği milletvekillerinden oluşan millet Meclisi olarak iki meclisten oluşmuştur.
·         Hıristiyanlardan 44, Yahudilerden ( Musevilerden ) 4, Müslümanlardan 71, (Toplam 119) ve Padişahın belirlediği 26, ayandan oluşmuştur. Meclis başkanlığına Ahmet Vefik Paşa seçilmiştir.
Not : 1877-78 Osmanlı - Rus Savaşının başlaması üzerine, meclisin uyumlu çalışmadığı gerekçesiyle II.Abdülhamit, parlamentoyu dağıtarak, Meşrutiyet rejimini yürürlükten kaldırmış, 30 yıl boyunca sıkı, baskıcı bir yönetim izlemiştir.
II.Meşrutiyet ( 24 Temmuz 1908 )
1877-1878 Osmanlı - Rus Savaşını ( 93 Harbi ) bahane eden II.Abdülhamit Meclis-i Mebus an'ı kapatarak,Anayasa'yı yürürlükten kaldırdı.Ülkede İstibdat ( Baskı ) uygulayarak yönetmeye başladı. Aydınlar bu durum üzerine Meşrutiyet'in yeniden yürürlüğe girmesi amacıyla gizlice mücadele etmeye başladılar.Bu mücadelede merkezi Makedonya'da Selanik bulunan " İttihat ve Terakki Partisi " en etkili olan kuruluştur. Bu dönemde M.Kemal'de Suriye'de " Vatan ve Hürriyet " adlı bir cemiyet kurduysa da bu cemiyetin Suriye'de etkili olamaması nedeniyle bu cemiyet İttihat ve Terakki Cemiyetiyle birleşmiştir.

1908 yılında İngiltere ve Rusya'nın Reval'de görüşmeleri , bu görüşmelerde İngiltere'nin Rusya'yı Osmanlı Devletine karşı izlediği politika da serbest bırakması üzerine mücadele hızlanmış Makedonya'da Resneli Niyazi adlı subayın isyan etmesiyle II.Abdülhamit Meşrutiyeti II.defa ilan etmek zorunda kalmıştır.( 24 Temmuz 1908 ).

II.Meşrutiyet'le birlikte İttihat ve Terakki Partisinin karşısına " Ahrar " partisi kurulmuştu.Parti Meşrutiyet rejimine karşı tavır izlemekteydi.Sonuçta İstanbul'da 31 Mart Olayı ( 13 Nisan 1909 ) dediğimiz ayaklanma çıktı.

Önemi : Osmanlı Devletinde rejime karşı çıkan ilk ayaklanmadır.

Bu ayaklanmayı merkezi Selanik'te bulunan "Hareket ordusu" bastırdı.Ordunun komutanı Mahut Şevket Paşa, Kolağası
( Kurmay başkanı) M.Kemal'di.
 
Sonuçları  :
·         Hareket ordusu isyanı bastırdı,İstanbul'da düzen yeniden sağlandı.
·         II.Abdülhamit ayaklanmayı bastırmadığı, hatta ayaklanmada rolü olduğu gerekçesiyle tahttan indirilerek yerine V.Mehmet Reşad tahta geçirildi.
·         Anayasa'da bazı demokratik değişiklikler yapılarak,Padişahın yetkileri sınırlandırıldı.
·         Karışıklıklar tam olarak önlenemedi.



1.MEŞRUTİYET

MEŞRUTİYET
Hükümdarların başkanlığı altında anayasalı parlamento idâresi. Bu idâre şeklinde tamâmı veya bir kısmı halk tarafından seçilen bir meclis vardır. Osmanlı tarihinde 23 Aralık 1876’dan 13 Şubat 1878’e kadar ve 23 Temmuz 1908’den 16 Mart 1920 târihine kadar olan iki ayrı devreye meşrûtiyet devirleri adı verilir.
Batı’da demokrasinin tekamülü, halkın ekseriyetine mâlolan büyük ve çoğu kanlı mücâdeleler netîcesinde mümkün oldu. Osmanlı Devletinde ise hiçbir devirde halk, ülke idâresinde söz sâhibi olmak için herhangi bir harekette bulunmadı. Çünkü Osmanlı idâresi, bir hânedan başkanlığında olsa bile, devletin bütün işleri İslâmiyetin emir ve yasaklarına göre yürütüldüğünden, ülkenin her köşesinde adâlet, sulh, sükûn ve huzur hâkimdi. Avrupa’daki hânedanlar ve krallar ise keyfî idâreleriyle halkı asırlarca zulüm altında inletmişlerdi. Osmanlı Devletinde tanzimat ve meşrûtiyet hareketleriyse, halktan gelen birer hareket olmadı. Bâzı devlet adamları ile Avrupa kültürüyle yetişmiş bir grup insanın, Avrupa devletlerinden de destek görerek sürdürülen faaliyetleri neticesinde ortaya çıktı ve bu durum, ihânete kadar vardı. 1850’li yıllara kadar Osmanlı pâdişâhı, devletin ve milletin sâhibi olarak, bütün güçleri elinde tutan en yüksek karar organı mevkiindeydi. Ayrı din ve milliyetlerden müteşekkil mütecanis olmayan bir devletin idâresinde bundan başka bir şekil düşünmek de mümkün değildi. Nitekim günümüzde de şeklî görüşü ne olursa olsun muhtelif milletlerden meydana gelen devletler için de benzer durum söz konusudur.
Osmanlılarda hükümdârın temsil ettiği kuvvetlerin ve sâhip olduğu yetkilerin elinden alınarak başka kuruluş ve kişilere verilmesi Batı’daki gibi demokrasinin gelişmesine değil, devletin birlik ve berâberliğinin kaybolmasına yol açtı. Aslî unsurunu Müslüman-Türklerin teşkil ettiği Osmanlı Devletinin bünyesinde değişik milletler mevcut olduğu için milliyetçilik hisleri ve demokrasi hareketleri her imparatorlukta olduğu gibi devletin dağılıp yıkılmasında büyük rol oynadı. Nitekim Yunanistan, Bulgaristan ve diğer eyâletlerde kiliselerden kaynaklanarak başlayan milliyetçilik hislerinin yabancı devletlerce büyük bir harekete dönüştürülmesi neticesinde, bunlar Osmanlı Devletinden ayrılıp, bağımsızlıklarını kazandılar. Yine, demokrasilerin vazgeçilmez bir unsuru olan parlamento müessesesi ancak millî bir devlet yapısı içinde aslî fonksiyonunu kazanabilmektedir. Aksi hâlde zararı faydasından çok daha fazla olabilmektedir. Meselâ, Birinci Meşrûtiyet meclisindeki azınlık mebuslarının seçildikleri bölgeye muhtariyet istekleri gerçekleşseydi, Osmanlı Devleti yarım asır önce târihe karışır, belki de yerine yeni bir Türk Devleti kurulamazdı.
Meşrûtiyet rejimi, ona inananlar tarafından Osmanlı Devletini içinde bulunduğu durumdan kurtarabilecek yegâne çâre olarak görülmekteydi. Osmanlı Devleti tedricen dünyâ siyâsetinde ve iktisadiyatındaki ağırlığını kaybetmeye başlamıştı. On yedinci yüzyılın sonlarına doğru Batı Avrupa ülkelerinin, sanâyi inkılâbını gerçekleştirip, teknolojik sâhada önemli mesâfeler almaya başlaması üzerine, dünyâ siyâsetindeki ağırlıkları artmaya başladı. Sanâyileşme gayretleri içeriden ve dışarıdan çeşitli şekillerde engellenen Osmanlı Devleti, kendisi dışındaki teknolojik gelişmelere yeterince ayak uyduramadı. Gerilemesinin esas sebebi din ve kültürü değil, değişen dünyâ şartlarına intibak edememesiydi. Harp meydanlarında başgösteren başarısızlıklar neticesinde devletin tekrar eskisi gibi güçlendirilip yenilenmesi çabaları ortaya çıktı. Türk târihindeki her ilerici hamle üstten ve idâreci zümreden geldiği gibi, bu husustaki ilk teşebbüsler de pâdişhalar tarafından ele alındı. Pâdişahlar tarafından çeşitli kereler ıslahat teşebbüslerinde bulunuldu. Genç Osman, Üçüncü Selim, İkinci Mahmud, Abdülmecîd ve Abdülazîz hanların başlattıkları yenilikçi gayretlerin temel vasfı, Osmanlı Devlet müesseselerinin, işleyiş şekillerinin, çağın şartlarına uygun yeni fonksiyonlar kazanarak verimliliklerinin arttırılması oldu. Böylece Osmanlı devlet müesseselerinin ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap verebilmesi sağlanmak istendi.
Ancak her defâsında başlatılan çalışmalar dolaylı ve dolaysız yollardan, dâhilden ve hâriçten gelen baltalamalar sebebiyle akamete uğratıldı. Genç Osman ve Üçüncü Selim Hanın Yeniçeri isyanları neticesinde şehit edilmeleri; İkinci Mahmûd Han (1808-1839) devrinde devletin karşılaştığı büyük gâileler; Abdülmecîd Han (1839-1861) devrinde ise ıslahat hareketlerinin hüviyetinin değiştirilmesi ve Abdülazîz Hanın tahttan indirilip şehit edilmesinin altında yatan esas sebep buydu. Meselâ Sultan Abdülazîz Han (1861-1876) devrinde alınan borçlarla dünyânın ikinci büyük donanması ve dördüncü büyük kara ordusu kuruldu. Alınan paraların yüzde dördü de demiryolu inşâsına harcandı. Ordu ve donanması güçlenen Osmanlı Devleti, İngiltere’nin en büyük rakibi olunca; İngilizler, Abdülazîz Hanın şahsında sömürge imparatorluklarının, dünyâ hâkimiyetlerinin yıkılışını görür gibi oldular. Bu ordu ve donanma, İngilizler tarafından çevrilen çeşitli entrikalar neticesinde Abdülazîz Hanın şehit edilmesine, Doksanüç Harbinin de ortaya çıkmasına yolaçtı. Bu harpte Osmanlı ordusu eridiği gibi, aynı orduya bir daha sâhip olunamaması sebebiyle Mondros’a kadar gelindi. Abdülazîz Hanın ordu ve donanma için yaptığı borçlar anormal bir yekün teşkil etmemekle berâber, Doksanüç Harbinin getirdiği ekonomik ve askerî yıkımdan dolayı ödenmesinde çok büyük güçlüklerle karşılaşıldı.
Meşrûtiyetin îlânında, azınlıklara eskisinden daha fazla haklar ve imtiyazlar vererek, bunların ve bunların hâmiliğini üstlenmiş olan yabancı devletlerin dostluğunu kazanmak arzusu, önemli rol oynadı. Ancak bu durum, azınlıkların devlete daha çok bağlanması yerine bağımsızlık emellerini kuvvetlendirdi. Osmanlı Devletinin Hıristiyan tebeaya verdiği lütuf ve imtiyazların hak şeklini alarak geri verilmemesi, Avrupa devletlerinin şaşmaz politikası oldu. Osmanlı Devleti zayıfladıkça, yabancı devletlerin azınlıklar üzerindeki tahrik ve teşvikleri arttı. Öyle ki, son yüz yıllık devri âdeta bir azınlıklar meselesi asrı olarak geçti. Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan gayri müslimler, bugün birçok medenî devlette bulunan hürriyetten daha fazlasına sâhiptiler. Ancak bunun yanında bâzı mükellefiyetleri de vardı. Meselâ cizye ve vergi verirlerdi. Devletin son zamanlarında karşılaştığı dâhilî meseleler adâletli ve istikrarlı bir idâre sebebiyle değil, parçalanmasında menfaati olan yabancı devletlerin tahrik ve teşvikleri yüzündendir. Osmanlı azınlıkları üzerinde her devletin tespit edilmiş bir politikası vardı. Fransızlar, Katoliklerin; İngilizler, Protestanların; Ruslar, Ortodoksların hâmiliğini üstlenmişlerdi. Katoliklik Fransızlarca, İkinci Mahmûd Han devrinde, Protestanlık da 1850’de İngilizlerce resmî mezhep olarak tanıttırıldı. Rusya Balkanlarda, İngiltere Yunanistan ve Doğu Anadolu’da, Fransa, Suriye ve Lübnan’da bölücü faaliyetlere giriştiler. Hıristiyan azınlıkları ilk isyâna sevk eden Çar Deli Petro’dur. Suriye, Lübnan, Doğu Anadolu, Yukarı Mezopotamya’da açılan ABD, İngiliz ve Fransız okulları, azınlıkları eğiterek milliyetçilik hislerini canlandırdılar. Rusya, 1830’lardan îtibâren Balkanlarda önemli bir nüfuz mücâdelesine girişti. İngilizler 1870’lerde Midhat Paşanın Tuna Vâliliği sırasında her il ve ilçede açtıkları konsolosluklar vâsıtasıyla Balkan komitacılığını organize ettiler.
Osmanlı Devletinde meşrûtiyet konusundaki ilk fikrî faaliyetler, Genç Osmanlılar arasında başladı. Ebuzziyâ Tevfik, Ali Suâvî, Nâmık Kemâl, Agâh Efendi, Ziyâ Paşa ve Şinâsî gibi batı kültürüne sâhip şahıslar, meşrûtiyet gelince devletin bütün meselelerinin çözüleceğine dâir bir inanç içindeydiler. Devletin, içinde bulunduğu durumdan Batı’daki gibi bir idâre sistemini benimserse kurtulabileceğini zannediyorlardı. Batı’daki müesseseleri, kendi târihî gelişimini göz önüne almadan tatbik etmek için çalışıyorlardı.





Bu sıralarda Mısırlı Prens Mustafa Fâzıl Paşa, Sadrâzam Fuâd Paşa tarafından verâset haklarından mahrûm edildiği için Paris’e kaçarak Osmanlı Devleti aleyhine çalışmalara başladı. Matbûât yoluyla meşrûtiyet mücâdelesine girişmiş olan Genç Osmanlılar Âlî Paşanın baskıları neticesinde yurt dışına kaçarak Mustafa Fâzıl Paşanın çevresinde toplandılar. Paris ve Londra’da çıkardıkları gazeteleri, mecmuaları, yabancı devletlerin özel postahâneleri vâsıtasıyla yurda sokarak, meşrûtiyetçi fikirleri yaymağa çalıştılar. Ancak Mustafa Fâzıl Paşa, Sultan Abdülazîz Hanın Fransa seyâhati sırasında pâdişahtan özür dileyerek kendisini affettirip İstanbul’a dönünce, desteksiz kalan Genç Osmanlılar, İngiltere ve Fransa tarafından finanse edilmeye başlandılar. 1860’lardan başlayarak günümüze gelinceye kadar yurt dışına kaçmak zorunda kalan bütün siyâsî göçmen gruplarının müşterek husûsiyeti, memleketleri aleyhine de olsa, yabancılar tarafından tasvip ve destek görmeleri oldu. Genç Osmanlılar ve Jön Türkler, kendileriyle benzer durumda bulunan İtalyan ve Rus ihtilalcilerinin bu açıdan gösterdikleri şahsiyet ve karakter nümûnelerinden mahrum kaldılar.
Birinci Meşrûtiyet, Genç Osmanlılardan çok, devlet ricâlinin çalışmaları neticesinde îlân edildi. Mütercim Rüşdî Paşa ile Serasker Hüseyin Avni Paşa, hükümdârın yetkilerinin sınırlandırılmasına taraftar olmakla birlikte meşrûtiyete karşıydılar. Sadrâzam Midhat Paşa ve Askerî Mektepler Nâzırı Süleymân Paşa ise, meşrûtiyet taraftarıydılar. Sultan Abdülazîz Hanın tahttan indirilip, Beşinci Murâd Hanın yerine getirilmesi meşrûtiyetçiler tarafından sevinçle karşılandı. Ancak Sultan Abdülazîz Hanın katledildiğini duyan Beşinci Murâd Hanın sinirleri bozuldu. Bu sırada vukûa gelen Çerkes Hasan Vak’ası ile Serasker Hüseyin Avni Paşanın öldürülmesi (Bkz. Hüseyin Avni Paşa), Midhat Paşa lehine önemli bir gelişme oldu. Osmanlı başşehrinde yaşanan bu karışıklıklar ve vahim olaylar arasında İkinci Abdülhamîd Han 31 Ağustos 1876’da pâdişâh oldu. 10 Eylül 1876’da okunan Cülûs-ı Hatt-ı Hümâyûnunla Kânûn-ı Esasî’nin hazırlanması için Midhat Paşa başkanlığında bir komisyon teşekkül ettirildi. Midhat Paşanın meşrûtiyet taraftarlığı İngiltere’ye olan hayranlığından ve ölünceye kadar sadârette kalmak istemesinden kaynaklanıyordu. Hiçbir devletin anayasasını tetkik etmediği gibi Meşrûtiyet idâresi hakkında da esaslı bir fikir sâhibi değildi. Başlıca arzusu kurulacak yeni rejimin mîmârı olarak kendisini göstermek ve makam sâhibi olmaktı.
Kânun-i Esâsî; on altısı yüksek mülkî memur, onu ulemâdan, ikisi de Ferik (Orgeneral) rütbesinden asker olmak üzere yirmi sekiz kişilik bir komisyon (Bunların ikisi Hıristiyandı.) tarafından hazırlandı. Komisyonda Ziyâ Paşa ve Nâmık Kemâl de vardır. Sadrâzam ve bütün nâzırların pâdişâh tarafından tâyin ve azli, pâdişâha karşı sorumluluğu prensibi eskiden de olduğu gibi Kânûn-i Esasî’de aynen yer aldı. Osmanlı vatandaşlarının hakları, memuriyet, âyân ve mebûsan meclislerinin işleyişi, illerin idâresi ayrı ayrı belirtildi. Heyet-i Vükelâya (Bakanlar Kuruluna) kânun hükmünde kararnâme çıkarmak yetkisi verildi. Pâdişâh istediği zaman meclisi toplayıp, dağıtabilmek hakkına sâhipti. Kânûn-ı Esâsî, dar mânâda kuvvetler ayrılığı prensibine yer vermektedir. Yasama yetkisinin Meclis-i Umûmî, yürütme yetkisinin Hey’et-i Vükelâ ile berâber kullanılmasına karşılık son söz yine Pâdişâha âitti.
Yüz kırk maddeden ibâret olan ön tasarıda Sadrâzamlık makâmı Başvekâlet hâline getirilip, nâzırların seçimi de ona bırakılıyordu. Heyet-i Vükelâyı parlamentoya karşı mesul tutarak Pâdişâhlık makâmını tamâmen sembolik bir mevki hâline getiriyordu. Taslakta yer alan ve her milletin kendi dillerini resmen kullanabileceklerine dâir bir madde, Midhat Paşanın ısrarlı tutumuna rağmen kaldırılıp, Türkçenin resmî dil olduğu hakkında bir hüküm yer aldı. Pâdişâha, siyâsî bakımdan mahzurlu görülenleri sürgün etme yetkisi veren 113. madde, bütün ısrarlara rağmen Midhat Paşa tarafından esas metne dâhil edildi. Halbuki bu yetki Tanzimât Fermânı ile kaldırılmıştı, ancak tahta yeni geçen Sultan Abdülhamîd Han, Midhat Paşayı iknâ edemedi. Zîrâ Midhat Paşa, ölene kadar iktidarda kalacağını zannediyordu. Böylece kendi rakiplerini ve muhâlif olanları sürebilecekti. Midhat Paşa, Pâdişâhın nüfuzunu ortadan kaldırmak için Kânûn-ı Esâsî’yi Avrupa’nın büyük devletlerinin müşterek kefâleti altına koydurmak istemişse de bu son derece dehşet verici madde çıkartıldı. Midhat Paşa, buna mâni olamadığı için, Nâmık Kemâl ve Ziyâ Paşa başta olmak üzere hayli tenkit edildi. Nâmık Kemâl; “Biz böyle pejmürde bir anayasayı kabul etmeyiz. Taslak ya aynen kabul edilmeli veya meşrûtiyetten vazgeçilmelidir.” diyordu.
O sırada toplanan Tersâne Konferansındaki İngiliz delegesi ve Hindistan Vâlisi Lord Salisbury, yeni rejim hazırlığı için Bâbıâlî’yi tebrike geldi. Kânûn-ı Esâsî 23 Aralık 1876’da Çorluluzâde Mahmûd Celâleddîn Paşa tarafından ulemâ, askerî erkan, eski ve yeni vekiller, azınlık cemâat reisleri önünde Bâyezid Meydanında okundu. Toplar atılarak Kânûn-ı Esâsî îlân olundu. Hâriciye Nâzırı Safvet Paşa, yabancı devlet elçilerine Kânûn-ı Esâsî’yi îzâh etti.
Meşrûtiyetin mîmârı sayılan Midhat Paşa, meclisin açılışından önce, 5 Şubat 1876’da sözü geçen 113.maddeye dayanılarak sürgün edildi. Sadrâzamlığı esnâsında Bosna-Hersek eyâletinde başlayan Hıristiyan isyânını durdurmak için Türk bayrağındaki ay-yıldızın yanına haç ilâve edilmesini emretmiş ve tatbik ettirmişti. Ancak isyan durmadığı gibi Müslümanlar da müteessir olmuşlardı. İktidar hırsıyla “Âl-i Osman olur da neden Âl-i Midhat olmasın!” diyerek Hıristiyan ve Müslüman gönüllülerden müteşekkil, kendi şahsına bağlı asker ocağı kurdurup, İstanbul sokaklarında nümâyişler yaptırıyordu. Bunu duyan Nâmık Kemâl ve Ziyâ Paşa onu desteklemekten vazgeçti. Pâdişâhın aleyhinde çeşitli yerlerde ve huzurunda söylediği sözler neticesinde sabrı taşan Abdülhamîd Han, İzzeddin Vapuruyla, yanına beş yüz altın vererek onu İtalya’ya gönderdi.
19 Mart 1877 senesinde Meclis-i Mebûsan büyük bir merâsimle açıldı. Dârülfünûn (Üniversite) için yapılan binâ, ilk Osmanlı parlamentosuna tahsis edildi. Meclisi bizzât İkinci Abdülhamîd Han açtı. Pâdişâhın nutkunu Mâbeyn Başkâtibi Küçük Saîd Bey okudu. Mısır, Romanya, Sırbistan, Karadağ, Necd, Umman gibi kendi iç idârelerinde muhtar eyâletler dışındaki yerlerden milletvekilleri iki dereceli bir seçimle parlamentoya girdi. Ahmed Vefik Paşa, ilk Meclis Reisi oldu. Meclisin, hükûmeti düşürme yetkisi yoktu. Birinci Meşrûtiyetin Osmanlı parlamentosunda ana dili Türkçe olan milletvekili sayısı % 50’yi bulmuyordu. Rum, Bulgar, Romen, Ermeni, Yahûdî, Sırp gibi gayri müslim milletvekilleri olduğu gibi, Müslüman fakat Türk olmayan ayrılıkçı milletvekilleri de vardı. Bunlardan Rum, Ermeni Patriki Narses, Rus Çarına başvurarak Doğu Anadolu’da bağımsız bir Ermenistan Devletinin kurulması için yardım yapılmasını isteyebiliyordu. Türk milletvekilleri de müsbet bir icraat ortaya koyamıyorlardı. Bunun üzerine İkinci Abdülhamîd Han, 13 Şubat 1878’de Meclis-i Mebûsan’ı süresiz olarak tâtil etti. Böylece, Birinci Meşrûtiyet 1 yıl 1 ay 21 gün sürmüş oldu. Fakat Doksanüç Anayasası kaldırılmadı. Milletvekillerinin görevleri sona ermesine rağmen, âyân üyelerinin (senatörlerin) görevlerine son verilmedi. Âyân üyeleri, hayatları boyunca “Âyân Üyesi” ünvânını taşıdılar. Bunlardan üç kişi, 1908’e kadar hayatta kalabilmiş ve 1908 İkinci Meşrûtiyet parlamentosuna dâhil edilmişlerdi.
Meşrûtiyetin ikinci defâ îlân edilip süresiz tâtile giren Meclis-i Mebûsanın yeniden toplanması için ilk faaliyet İttihad-ı Osmânî ismiyle birkaç kişi arasında kurulan bir cemiyet tarafından başlatıldı. Bu cemiyet daha sonra İttihat ve Terakkî ismini aldı. 1885’te ismini duyuran cemiyetin fikirleri; Mülkiye, Harbiye ve Tıbbiye talebeleri arasında yayılmaya başladı. Hükûmete ve Pâdişâha muhâlif olan bu hareket, haber alınarak dağıtıldı. Sıkı şekilde tâkip edilmeye başlanınca cemiyet üyelerinin büyük bir kısmı yurt dışına kaçtı. Paris, Napoli, Cenevre ve Londra’da çıkardıkları gazete ve dergilerde hükûmet aleyhine, Meşrûtiyetin îlânı lehine yazılar yazıp, bunları yurda gizlice sokmaya başladılar. Fransız İhtilâlinin yüzüncü yıldönümünü kutlama merâsimleri dolayısıyla Paris’e giden Ahmed Rızâ da orada kalarak Jön Türk hareketinin liderliğini ele aldı. Çıkardığı Meşveret Gazetesi’nde ve saraya yazdığı layihalarda o da meşrûtiyet, hürriyet kavramını işlemeye başladı. Ancak Jön Türklerin yurtdışı yayınları tenkit ve temennilerden ibâret kaldı. Osmanlı Devletinin sosyal ve ekonomik temellerine dâir araştırma ve yayın faaliyetinde bulunamadılar.
Jön Türkler yurda döndüklerinde hiçbirisi tecrübe ve tetkik sâhibi olmak hüviyetini taşımıyorlardı. Ülkenin ve çağın sosyal, siyâsî şartlarından habersiz, gerekli fikir olgunluğundan mahrumdular.
İttihat ve Terakki Cemiyeti ilk kongresini 1902’de Paris’te yaptı. Kongreye İttihat ve Terakkî üyeleri Prens Sabahaddîn ve taraftarları, Sırp, Bulgar ve Ermeni komitacı reisleri katıldılar. Oy çokluğu ile alınan kararların en önemlileri Meşrûtiyetin îlânı için iş birliği yapmak ve Osmanlı Devletinde milliyetlere göre mahallî muhtâriyetlerin kurulmasını sağlamak gibi hususlar teşkil ediyordu. Ahmed Rızâ ile Prens Sabahaddîn arasında kongrede ortaya çıkan anlaşmazlık her ikisinin bir araya geldiği ilk ve son kongre olmasına sebep oldu.
Ahmed Rızâ, Meşrûtiyetin îlânı için yabancı devletlerin müdâhalesi fikrini reddederken Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyetçi fikirleriyle meşhur Prens Sabahaddîn bunu savunuyordu. Yine bu kongrede hâtırât yazılmaması, bu işin teşekkül ettirilecek bir heyet tarafından yapılacağı karara bağlanmış ancak, bu heyet teşekkül ettirilmemiştir. Cemiyetin gizliliği prensip edinmesi ve heyetin de teşekkül ettirilmemesi sebebiyle 1908 öncesine âit İttihat Terakki hakkındaki belgelerin sayısı çok azdır. Almanya 1898’den îtibâren Meşrûtiyet idâresi için İttihat ve Terakkî hareketine gizlice yardım etmeye başladı. İttihatçılar kendi aralarında İngiliz ve Alman yanlısı diye ikiye ayrılmaya başladılar. Fakat bu ihtilaf Meşrûtiyete kadar pek önemli bir mesele olmadı.
Sultan İkinci Abdülhamîd Han sarayda bir heyet teşekkül ettirerek, Türklerin hâkimiyetinde olan bir meclis yapısına müsâit yeni bir anayasa hazırlattırıp, tatbik ettirmeyi düşünüyordu. Ancak buna fırsat kalmadan dağa çıkan üçüncü ordu subaylarından, Enver ve Niyâzi Beylerin başlattığı hareket sonucunda Ferizovik, Selanik ve Manastır’da 20 Temmuz 1908’de Meşrûtiyet îlân edildi. Bunun üzerine Sultan Abdülhamîd Han 23 Temmuz 1908’de Kânûn-ı Esâsî’yi tekrar yürürlüğe koymak zorunda kaldı. Rumeli’de büyük gösterilerle îlân edilen Meşrûtiyet, İstanbul gazetelerinde ehemmiyetsiz bir haber olarak yer aldı. Saraydan vilâyetlere gönderilen bir emirnâme ile Kânûn-ı Esâsî’nin yürürlüğe girdiği belirtilerek Birinci Meşrûtiyet meclisinin kabul ettiği seçim kânunu mûcibince seçimlerin yapılarak mebusların İstanbul’a gelmesi istendi. İkinci Meşrûtiyet bir fikir ve doktrin hareketi değildi. Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu şartlara göre Meşrûtiyet geldikten sonra ne yapılacağını kimse bilmiyordu ve tesbit etmek gereği de duyulmamıştır. İttihat ve Terakkî hareketinin ise kendine âit bir lideri, programı ve fikri yoktu. Meşrûtiyetten önceki gizliliğini sonra da devâm ettirdiği için ortaya çıkan otorite boşluğu anarşi ve cinâyetlere yol açtı. İttihatçılar yeni kurulan hükûmette vazîfe almayıp, vaziyeti kontrol altında tutmaya çalıştılar. Sultan İkinci Abdülhamîd Hanın dönemine büyük bir tepki olarak eski rejimin adamları üç sene içinde tasfiye edildiler. Sultan İkinci Abdülhamîd Han muhâliflerini maaşla merkezden uzaklaştırırken, İttihatçılar sûikast tertipleyerek öldürmeye başladılar.
İkinci Meşrûtiyetten bir şeyler bekleyenler, beklediklerini bulamadılar. Îlân edilen umûmî afla yurda dönen Jön Türkler ve dağlardan silâhlarını bırakarak inen komitacıların da katıldığı sun’î kardeşlik havası fazla sürmedi. 17 Aralık 1908’de toplanan Meclis-i Mebûsandaki azınlık mebusları ekseriyette olup, meclis, Birinci Meşrûtiyet meclisi gibi azınlıkların mücâdele sâhası hâline geldi. Balkanlarda, Osmanlı Devletine başkaldıran altı Bulgar çete reisi, Sandasky de dâhil olmak üzere mebus seçildiler. Sason İsyânı tertipcilerinden Ermeni Komitası Reisi Hamporsam Boyacıyan ve Damadyan, Kozan Mebusu oldular. Balkan Harbinde dünyâ askerlik târihinin en son kale müdâfilerinden Hasan Rızâ Paşayı İşkodra Muhârebesinde arkadan vuran ve Sultan İkinci Abdülhamîd Hanın hallini bildirmeye memur dört kişiden biri olan, Arnavut Draç Mebusu Esad Toptanî ise meclisin ateşli hatipleri arasındaydı. 266 mebustan sâdece 137’si Türk’tü.
31 Mart Vak’asından sonra Kânûn-ı Esâsî’de çok büyük değişiklikler yapılarak pâdişâhın yasama ve yürütme yetkileri önemli ölçüde sınırlandırıldı. Veto yetkisi kaldırılarak, nâzırlar parlamentoya karşı mesul duruma getirildi. Bundan sonra pâdişâhlık makâmı hilâfet ve saltanatın kaldırılışına kadar sembolik yetkileri olan bir mevkî hâline geldi. Sultan Beşinci Mehmed Reşâd, meşrûtiyet rejimi içinde tahta geçip, bu dönemde ayrılan tek pâdişâh oldu.